Liseliler
LİSELİLER
Sadık Güvenç
On dört yaşından on sekiz yaşına kadar olan genç kızlar ve delikanlılardır liseliler.
Yaşamlarının baharındadırlar. Kıpır kıpırdırlar. Yerlerinde duramazlar. Evde ana,baba, hala, teyze, amca, ağabey, komşu, akrabalar tarafından biçimlendirilmek istenen bu gençler; sokakta kendi grupları, siyasal gruplar, sosyal gruplar tarafından biçimlendirilmeye çalışılır. Okulda öğretmenleri, arkadaşları, idareleri tarafından biçimlendirilmek istenirler.
Kimse kendilerine bırakmaz kendilerini.
Herkes kendine benzetmeye çalışır bu gençleri.
“Benim gibi giyineceksin, benim gibi yürüyeceksin, benim gibi konuşacaksın, benim gibi susacaksın. Benim inandıklarıma inanacaksın, benim reddettiklerimi reddedeceksin… Ya benzeyeceksin ya benzeyeceksin…”
Bilim şenlikleri düzenlenir liselerde, dua ile fasülye büyütmenin, kumandalı oyuncak arabayı robot diye ortaya sürmenin bilim olduğuna inanması istenir bilgisayara takla attıran bu gençlerden.
Çevresi tel örgülerle çevrilmiş okul bahçelerine hapsedilerek okul kantininden alışveriş yapmaları beklenir bu gençlerden.
Onuncu sınıftan itibaren temel lise, dershane, özel okul araştırmasına giren bu gençlerin devlet okullarından soğutulması için ne gerekiyorsa yapılır, “okul sevgisi” el birliği ile silinir, silinir silinir… Aidiyet duygusu vermek yerine paralı okul cazip hale getirilir.
Gençler potansiyel suçlu olarak görülür, eğitimle giderilecek birtakım sorunlar polisiye olay haline getirilir.
Sen olsan ne yaparsın bu gençlerin yerinde?
Yarına güvenle bakmalarını mı sağladık, okullarını sevmelerini mi sağladık?
Özel okula gidene teşvik vereceksin, devlet okuluna gideni kendine benzetmeye çalışacaksın.
“Ben benim! Sana saygı duymamı istiyorsan sen de bana saygı duyacaksın!”
Değilse ben de sana sırtımı dönerim…
Yorumlar
Yorum Gönder