GÜLSARI
Cengiz Aytmatov’a başlamışken Gülsarı’yı bir kez
daha okumamak olmazdı.
“Kopar Zincirleri Gülsarı,” “Elveda Gülsarı” gibi
adlarla da yayımlanan Gülsarı, bir atın hikayesini anlatırken atın üstüne
binenlerin hikayelerini ve dolayısıyla bir dönemi de anlatıyor. Özgürlüğüne,
doğup büyüdüğü bozkırlara düşkün olan Gülsarı yürüyüşü ve hızı ile, rahvan
yürüyüşü ile çevrede parmakla gösterilen attır. Gülsarı’yı yetiştiren Tanabay,
yılkılardan sorumlu çobandır. Aynı zamanda kolhoz görevlisi, partili bir
köylüdür. Büyüklerin her sözünü yerine getirirken devletinin geleceğini düşünen
sorumluluk sahibi biridir. Gülsarı’nın üzerine titremektedir. Onunla birlikte
birçok yarış kazanır. Gülsarı, elinden alınınca dünyası yıkılır Tanabay’ın. Ama
bilir ki burada mülkiyet diye bir şey yoktur. Her şey devletindir. Gülsarı,
götürüldüğü yerde durmaz birçok kez kaçıp geri gelir. Ama yetkililer
kararlıdır. Her seferinde götürülür Gülsarı. Sonunda ayağına bukağı vurulur.
Hayvan yine kaçar. En son iğdiş edilir. Artık kaçmayı unutur Gülsarı.
Yeni düzen kurulurken yaşanan aksaklıklar,
yükselme uğruna çevirilen dalavereler, bir makama gelince böbürlenen insanlar
ve devlete gerçekten bağlı gece gündüz çalışan insanlar… Gülsarı’nın çevresinde
sosyalizmin kurulma aşamasındaki aksaklıklar, yanlışlıklar ve bu uğurdaki
mücadele anlatılıyor.
Arkadaşlık, dostluk, yoldaşlık, görev ve
sorumluluk üzerine yazılmış bir solukta okunacak bir roman.
Gülsarı, Cengiz Aytmatov, Hür Yayınevi, İstanbul
1973 (çeviren Selvi Cılızoğlu), roman,
212 s.

Yorumlar
Yorum Gönder