Kayıtlar

Sadık Güvenç'in öykücülüğü değerlendirildi... - AntakyaHaber.net

Sadık Güvenç'in öykücülüğü değerlendirildi... - AntakyaHaber.net : Sadık Güvenç'in öykücülüğü değerlendirildi...

Sen Sensin, Ben Benim

                                                   Sen Sensin, Ben Benim İşte bunu kabul edemiyorsunuz. Beni sana benzetmek istediğiniz için bu kavga gürültü kopuyor. Sen yolundan memnunsan memnunsun, iyi, öyle yaşa. Ben yolumdan memnunsam, sana niye benzemek zorunda kalayım? Niye benim yolumu engelliyorsun? Kendine Irak İslam Devleti (IŞİD) diyen topluluk, kendisi gibi olmayanları neden boğazlıyor? Benim gibi düşünmüyorlar, diye. Mezhepleri farklı olduğu için. Afganistan’da Taliban adlı örgüt, neden insanları boğazlıyor? Benim gibi düşünmüyorsunuz, diye. Dayatmamıza karşı çıkıyorsunuz, diye. Yine mezhep. Yüz yıllardır sürüp gelen mezhep kavgalarının temelinde ne yatıyor? Senin yolun yanlış, benim yolum doğru! Öyleyse ya benim yoluma gelirsin, ya da seni o yolda yaşatmam! Bütün bu olup bitenlere karşı verilecek tek ve en masum cevap: Sen sensin,...
HAYAL DÜNYASINDA BİR TEYZE                                                                                                                                                  İnsanı insan yapan şeylerin başında gelir hâl hatır sormak. Konuşacak söz bulamadığınızda yardımınıza koşar “...
ALÇAĞIN TEKİ    Sadık Güvenç Kaç gündür zangır   zangır   titriyor kızcağız. Bir yandan da ateşler içinde yanıyor. Kara gözlerinin feri sönük. Arada bir göz kapaklarını aralıyor, nerede olduğunu anımsamaya çalışıyor. Çadır mı burası? Yağmur dinmiş mi? Babası nerede? Annesi? Kendiliğinden kapanıyor gözleri.    Acilin kapısının önünde bekleyen baba, sorgu dolu gözlerle her çıkan görevliden medet umuyor. Nasıl sormalı? Ne demeli? Ne söylerlerse söylesinler anlayamayacak zaten. Yüz hatlarından, gözlerinden anlayacak kızının sağlık durumunu. Kimseye bir şey söyleyemese   de  kafasının   içi o kadar dolu ki acilin kapısında bekleyen adamın. İçeride can çekiştiren kızıyla   konuşuyor .   “İyileşeceksin kızım, iyileşeceksin yavrum… Anneni, kardeşlerini yollarda kaptırdık kara topraklara, bir tek sen kaldın bana eski günlerimizden kala kala. Gitme sakın, gitme ne olur! Koyma babanı buralarda bir başına…   İyileş, ayağa kalk...
Aydın Olmak    “Aydın olmak gösterişli bir kıyafet  giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapkayla dolaşmak değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk bizi eğitimimiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek, akşamları lokantalarda oturmak veya sözde ‘okuma salonlarında’ kağıt veya domino taşı oynamak için yetiştirmedi. Bu hayatı yaşayanlar aydın değil, aydın süprüntüleridir. Aydın olarak sizlerin vazifesi halkın zekasını, vicdanını, irade ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmektir. Halkın düşünme yeteneğini canlandırmak, işçileri , köylüleri ve toplumun alt kesimlerini daha iyi bir hayat kurmak için ne yapmaları gerektiği konusunda eğitmek- sizin göreviniz budur.    Halka nasıl çalışması gerektiğini, fakir de olsa, sağlıklı bir hayatı nasıl şekillendirebileceğini, kendisinin ve çocuklarının sağlığını nasıl koruyabileceğini anlatın. Mutlu bir aile hayatı kurmanın yolları, karı ve kocanın birbirine karşı davranışı ve çocukların nasıl yetiştiril...
MADIMAK HÂLÂ YANIYOR                                                                                                           Sadık Güvenç    Her yıl 2 Temmuz’da, gittikçe çoğalan bir katılımla insanlar Sivas Madımak Oteli’nin önünde ve başka yerlerde toplanıp  o kara günü lanetliyorlar.  Ellerindeki döviz ve pankartları gözlerinin içine sokuyorlar muktedirlerin: “Madımak hâlâ yanıyor, zamanaşımı kararınız bizim baştan beri bildiğimiz, si...

Liseliler

LİSELİLER                                                 Sadık Güvenç On dört yaşından on sekiz yaşına kadar olan genç kızlar ve delikanlılardır liseliler. Yaşamlarının baharındadırlar. Kıpır kıpırdırlar. Yerlerinde duramazlar. Evde ana,baba, hala, teyze, amca, ağabey, komşu, akrabalar tarafından biçimlendirilmek istenen bu gençler; sokakta kendi grupları, siyasal gruplar, sosyal gruplar tarafından biçimlendirilmeye çalışılır. Okulda öğretmenleri, arkadaşları, idareleri tarafından biçimlendirilmek istenirler. Kimse kendilerine bırakm az kendilerini.   Herkes kendine benzetmeye çalışır bu gençleri.   “Benim gibi giyineceksin, benim gibi yürüyeceksin, benim gibi konuşacaksın, benim gibi susacaksın. Benim inandıklarıma inanacak...